Sonuç Dava

Karar

KARAR : Davacı vekili müvekkiline nakliyat poliçesi ile sigortalı emtianın davalılar tarafından taşınırken uğradığı hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 1.799,90 ABD Dolarının 3.6.1996 tarihinden itibaren en yüksek faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra davalı H.T. hakkındaki davayı takipsiz bırakmıştır.

Davalılar cevap vermemiştir.

Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davacı TL cinsinden ödeme yaptığı için halefiyet yoluyla aynı evden eve cins talepte bulunabileceği ve taşıyıcı ile davacı arasındaki sözleşmede yer alan CMR kaydı ile CMR sözleşmesi 25. maddesi uyarınca yüzde 5 faiz uygulanabileceği gerekçesiyle davalı H.T. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, 122.279.562 TL’nın 3.6.1996 tarihinden itibaren yüzde 5 faiziyle diğer davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK.’nun 1301. maddesi uyarınca sigortacının, sigorta ettirene ödediği bedel nispetinde zarar veren şahıslara karşı devraldığı dava hakkına dayalı olup, halefiyet esasına göre açılmıştır.

Halefiyet esasına dayalı olarak açılan davalarda, nakliyat ankara kural olarak halef, selefin statüsüne bağlı bulunmaktadır. Örneğin selef ile davanın karşı yanı arasında mevcut bir sözleşme, halefi de bağlayacaktır.

Bu bakımdan davacı şirketin sigorta ettireni olan dava dışı Ş.Ç. Gıda San. Tic. A Ş. ile taşıyıcı olan davalı Birlik Ltd. Şti. Arasındaki hamule senedinde yer alan ankara evdene ve nakliyat CMR kaydı nedeniyle bu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve davaya konu yapılan uyuşmazlığa CMR sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasında bir usulsüzlük ve yanlar arasında da bu husus bir çekişme yoktur.

Taraflar arasında mevcut olup, evden eve nakliyat ankara ,temyiz incelemesine getirilen çekişme uygulanacak faiz oranlarına ilişkindir.Mahkemenin dayanağı olan Karayoluyla Uluslararası Yük Taşıma Sözleşmesi ile ilgili Uluslararası Anlaşmanın (CMR) 27. maddesinin birinci bendinde gerçekten, hak sahibinin ödenecek tazminat için isteyebileceği faizin yılda yüzde 5 üzerinden hesap edileceği hükmolunmuştur.

Anılan bendin ankara nakliye,yazılış biçiminden ödenecek tazminatın yıllık yüzde 5 oranında faiz istenebileceğinin ifade edildiği anlaşılmaktadır. Bu hükmün, ödenecek tazminatın hesaplanması yöntemlerini düzenleyen aynı sözleşmenin 23 vd maddeleri ile bu tazminatın ülke parasına çevrilmesi esaslarını belirleyen aynı maddenin ikinci bendinde ayrı düşünülmesi halinde, hükmolunacak tazminata yıllık yüzde 5 oranında faiz uygulanması gerektiği izleniminin doğduğu söylenebilirdi.

Ancak, (CMR) nin 27/2. madde ve bendinde yer alan “Tazminatın hesaplanmasında asıl olan unsurlar ödemenin istendiği ülke parası ile ifade edilmediği zaman, nakliyat ankara ,söz konusu tazminatın o ülke parasına çevrilmesi, ödemenin yapılacağı gün ve yerde uygulanan kura göre saptanır” hükmü, ödenecek tazminâtın hesaplandığı para ile ülke parası ayrımını açıkça belirlediğine, evden eve nakliyat,ödenecek tazminat parasının ülke parasına çevrilmesi tarihini belirleyen hüküm tazminat alacaklısı lehine olduğundan, ödemenin yapılacağı tarihten daha önceki bir tarihte ülke parasına çevrilerek o ülke parası cinsinde tazminat istemeye engel bir düzenlemenin varlığından söz etmeye de imkân bulunmadığına göre, ödenmesi istenen tazminatın ülke parasına çevrildiği tarihten itibaren artık 27. maddenin 1. bendinde söz edilen faiz oranının değil, tazminat parasının çevrilerek istendiği ülkedeki yasal düzenlemeler uyarınca taşıma ilişkilerinde yürütülmesi mümkün faiz oranları bu orandan yüksek ve alacaklı tarafından talep edilmiş ise bu faiz oranlarının ankara evden eve nakliyat ,uygulanacağının kabulü, anılan Uluslararası Anlaşma Hükümlerinin yorumuna uygun düşmektedir.

Somut olayda, davacının döviz cinsinden tazminata dövize uygulanan en yüksek oranda faiz isteğinin, lira cinsinden tazminata dönüşümü mahkemece resen yapıldığından Türk Lirasına en yüksek faiz oranı isteği olarak yorumlanması gerektiğinden, bu istek reeskont oranında faiz istemini kapsadığına, taşıma işleri T. Ticaret Kanununda düzenlendiğinden ankara nakliyat,TTK. nun 3. maddesi uyarınca ticari işlerden sayıldığına ve 3095 sayılı yasanın 2/3 madde ve fıkrası uyarınca ticari işlerde reeskont oranında gecikme faizi istenebileceğine göre, davacı alacağına reeskont oranında gecikme faizi yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde yüzde 5 oranında temerrüt faizine hükmolunması yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Cevap Gönder

gebze nakliyat