Taşımacılar Tarafından Ortaklaşa Yapılan Taşımalarla İlgili Hükümler.

7 Şubat, 2010 Yorum Yok »

Tek bir sözleşme düzenlenen taşıma, ankara nakliyat,karayolu taşımacıları tarafından ortaklaşa yapıldığında, tüm taşımanın yapılmasından her biri müştereken sorumlu olmaktadır. İkinci taşımacı ile onu takip eden taşımacıların, malları ve sevk mektubunu kabul etmiş olmaları dolayısıyla ve sevk mektubundaki koşullar altında anlaşmaya katılış kabul edilmektedir.

Eşyayı bir önceki taşımacıdan kabul eden taşımacı, ankara nakliye,birinci taşımacıya imzalı ve tarihli bir makbuz vermek zorundadır. İkinci taşımacı ismini ve adresini sevk mektubunun ikinci nüshasına kaydetmektedir. Gerekirse sevk mektubu üzerine ikinci taşımacı çekincelerini de not etmektedir.
Aynı taşıma mukavelesine dayalı istekle ilgili olarak açılan bir davada ileri sürülen karşıt bir istek veya vereceğini alacağına sayışma halleri dışında kayıp, hasar veya gecikme sorumluluğu ile ilgili davalar ancak birinci taşımacının, sonuncu taşımacının veya kayıp,evden eve ankara, hasar veya gecikmenin oluştuğu sırada taşıma işini yapmakta olan taşımacının aleyhine açılabilmektedir. Bu taşımacılardan birkaçı aleyhine aynı zamanda dava açılması da mümkün olmaktadır. Bu sözleşme hükümleri gereğince tazminat ödemiş taşımacının, bu tazminat üzerinden ödediği faiz ve yaptığı sarflarla birlikte tazminatı, taşımaya katılmış olanlardan geri almak hakkına sahiptir.

Taşımacının diğer taşımacılardan bu türde bir talepte bulunabilmesi ankara nakliye,için; ziyan ve hasardan sorumlu olan taşımacı ister kendisi ister başka bir taşımacı tarafından ödensin, tazminatı tek başına yüklenmesi, ziyan veya hasar iki veya daha çok taşımacının fiilinden ileri geldiği zaman bunlardan her biri sorumluluktaki hissesi oranında bir meblağı ödeyecek, mesuliyeti paylaştırmak mümkün olmadığı takdirde, taşıma ücreti oranında sorumlu olması gerekmektedir.evden eve nakliye Ziyan ve hasar için sorumluluğun hangi taşımacıya yükleneceği belirlenemez ise, tazminat tutarı bütün taşımacılar arasında paylaştırılmaktadır.

Ankara evden eve nakliyat ,Taşımacılardan biri borçlarını ödemeyecek durumda ise, ödenmesi gereken tazminat payı taşıma karşılığında alacakları ücretler oranında diğer taşımacılar arasında bölüştürülmesi mümkün olmaktadır. Dava ile ilgili tebligat yapıldıktan ve kendisine savunma hakkı verildikten sonra, tazminatın miktarı mahkeme kararı ile saptanmış ise bir tazminat talebi ile karşı karşıya kalan taşımacı,nakliyat ankara, bu istemi yapan taşımacının yaptığı ödemenin yerinde olup olmadığını tartışma konusu yapamamaktadır.

Ödediği tazminatın diğer taşımacılara düşen kısmını geri alma hakkını mahkeme yoluyla elde etmek isteyen taşımacı, ilgili taşımacıların birinin ikamet ettiği esas işyerinin veya şubesinin veyahut ta acentesinin bulunduğu ülkenin yetkili mahkemesine başvurabilmektedir. İlgili bütün taşımacılar aynı davada davalı olarak gösterilebilmektedir. Evden eve nakliyat ,Taşımacılar kendi aralarında bağlayıcı hükümler üzerinde anlaşma yapma konusunda serbesttirler.

İstem ve Davalar

21 Ocak, 2010 Yorum Yok »

Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde haller de nakliyat ankara,teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı teslim ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde eksiksiz ve hasarsız aldığına kanıt oluşturmaktadır. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirimlerin yazılı olarak ankara evden eve nakliyat,yapılması gerekmektedir.

Mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtlar ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için kabul edilebilmektedir. Bunun için alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (Pazar ve resmi tatil dışında) evden eve durumu yazılı olarak taşımacıya yazılı olarak bildirmesi gerekmektedir. Yük alıcının kullanımına verildiği tarihten sonraki 21 gün içinde durum yazılı olarak taşımacıya bildirilmemiş ise, teslimdeki gecikmeler için tazminat ödenmesi söz konusu olmamaktadır. Tazminatı ortadan kaldıran zaman sınırlamaları hesaplanırken duruma göre teslim tarihi, kontrol tarihi veya yükün alıcıya verildiği tarih dikkate alınmamaktadır. Taşımacı ve alıcı gerekli kontrol ve denetlemenin yapılabilmesi için birbirlerine makul her kolaylığı göstermekle yükümlüdürler.

Bu sözleşmeye göre yapılan taşımalardan ortaya çıkan davalarda davacı taraflar arasında anlaşma ile belirlenmiş, akit taraf mahkemelerinde dava açılabilmektedir. Ankara evden eve nakliyat,Ek olarak; davalının mutadan ikamet ettiği veya taşıma mukavelesinin akdedildiği esas iş yerinin veya şubesinin veyahut ta acentesinin bulunduğu yerlerde ve taşımacının yükü aldığı veya teslim yeri olarak gösterilen yerlerdeki mahkemelerde de dava açılabilmektedir.

Bir dava yetkili olan bir mahkemede görülmekte ise veya böyle bir mahkeme tarafından bir taleple ilgili olarak karar verilmiş ise, aynı nedenlerle aynı taraflar arasında yeni bir dava açılaması mümkün değildir. Davanın ilk açıldığı ülkede dava sonuçlandırılamıyor ise, yeni bir dava açılabilmesi söz konusu olabilmektedir.

Bir akit ülkedeki bir mahkemenin bir dava ile ilgili olarak verdiği karar, o ülkede yerine getirilebiliyor ise ilgili ülkedeki formaliteler tamamlanır tamamlanmaz, diğer akit ülkelerin her birinde de yerine getirilebilir olacağı kabul edilmektedir. Bu formaliteler davanın yeniden görülmesine olanak sağlamamaktadır.

Yukarıda bahsedilen hüküm çelişkili olan kararlara gıyaben verilen kararlara ve mahkeme emriyle yapılan ödemelere uygulanmaktadır. Ankara nakliye,Fakat ara kararlarına veya istemi tamamen veya kısmen reddedilen davacıya ödemelere ilaveten yüklenen tazminatlara uygulanması söz konusu olmamaktadır.

Bu sözleşme gereğince taşımalardan doğan davalarda, akit ülkelerde oturan nakliyat ankara,veya işyerleri bu ülkelerde olan akit ülke vatandaşlarından giderlere karşılık teminat talebinde bulunulamamaktadır.

Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekmektedir. Bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve süreler; teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış evden eve nakliyat, zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60′ıncı günde, bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda başlamaktadır.

Yazılı bir talep, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişik belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini ertelemektedir. Ankara evden eve nakliyat,Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlamakta, istemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa ait olmaktadır. Benzer amaçla yapılan başka istemler için zaman süresinin ertelenmesi mümkün olmamaktadır. Ankara nakliyat,Zaman limitinin uzatılmasr davaya bakan mahkemenin kararlarına göre düzenlenmektedir. Bu karar aynı zamanda yeniden dava açma haklarını da düzenler. Zaman aşımı ile düşen dava açma hakkı, karşıt istek veya vereceğini alacağına sayışma yoluyla kullanılmamaktadır. Taşıma sözleşmesi, bir mahkeme heyetine yetki veren bir madde içerebilmektedir. Bu karar hâkimler heyetinin bu sözleşmeyi uygulamasını içermesi gerekmektedir.

Bölge İçi Toplum Hizmetleri İçin Müracaat Edilmesi

13 Ocak, 2010 Yorum Yok »

Bölge İçi Toplum Hizmetleri İçin Müracaat Edilmesi

Bölgede faaliyette bulunan kullanıcılar ile bunlara yardımcı hizmetleri verenler, gerek duydukları elektrik, su, gaz, akaryakıt gibi ihtiyaçlarının karşılanması, haberleşme hizmetlerinin sağlanması ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerinin yapılması, iş yerlerinin veya civarlarının temizlenmesi ve temizlikle ilgili aksaklıkların giderilmesi, sağlık sorunlarının çözümlenmesi, iş kazası ve hastalık hallerinde ilk yardım müdahalesi ile cankurtaran araç ve gereçlerinin temini gibi hizmetlerin ücreti mukabilinde yerine getirilmes için, bölge kurucu işletmesi veya işletici yetkililerine müracaat etmektedirler.

Bölge müdürlüğü anılan hizmetlerin bölge kurucu işletmesi veya işletic veya diğer kuruluşlar tarafından iyi ve yeterli şekilde temini için gerekli denetim ve gözetimi yapar ve yazılı talimatlarıyla uyarılarda bulmaktadır.

Lojistiğin Değişim Süreci

12 Ocak, 2010 Yorum Yok »

1945′lerde yaşanan değişim, sadece bomba yapım teknolojisi ile sınırlı değildi. Karada demiryollarının ve içten yanmalı motorlu araçların kullanılması, öncesine göre çok daha büyük ölçekli birlik ve birlik ağırlıklarının mobilize olmasına imkân verirken, benzin motorin tüketimini artırmış ayrıca bu birliklerin büyük hacimlerinden kaynaklanan hantallıkları düşman taarruzlarına karşı artan zafiyeti beraberinde getirmişti. Lo-jistikçiler için asıl problem silah teknolojisinde İkinci Dünya Savaşından sonra yaşanan quantum teknolojisinden bahsedilecek noktalara varan gelişimin lojistik sektöründe aynı seviyede yaşanamamış olmasıdır. İkinci Dünya Savaşının en önemli etkenlerinden biri dönemin savaş teknolojisinin hammaddesi olan demir çeliğin tüketim miktarlarında büyük artış olmasıdır. Yüzyıllar boyunca sadece savaşan bir adam olan asker, 19 yüzyılın ortalarından sonra biçimsel manada önemli değişikliğe uğradı.

Artık askerler deniz aşırı mesafelere çok daha kısa sürelerde ulaşabiliyorlardı. Klasik lojistik sorunlar çok farklılaşmıştı. Örneğin 1962′de Sovyetler Birliği, Küba’da 25 bin kişinin konuşlandığı bir füze üssü kurmuştu. ikinci Dünya Savaşı boyunca ve sonrasında ABD rakipleri ve benzerleri ile mukayese edildiğinde Dünyanın en büyük ve gelişmiş lojistik sistemini işletmeye başladı. 1945 sonrası en önemli gelişme yüksek teknolojiye sahip sistemlerin, düşük teknolojiye sahip ancak iyi organize edilmiş sistemlerin yerini alması olmuştur. Bu yaklaşımın örneklerini 1950′lerde yaşanan Amerikalıların Kore Savaşları, Fransızların Cezayir müdahalelerinde görülmüştür. Daha sonra bu askeri olaylardan çok daha fazla konuşulacak olan Vietnam savaşını 1979-89 yılları arasında on yıl süren Sovyetlerin Afgan müdahalesi takip etmiştir. Her ne kadar Afgan müdahalesi Vietnam savaşından daha küçük ölçekli olsa da politik, sosyal ve ekonomik dinamikler adına benzeşen sorunlara neden olmuşsa da ileri ve geri teknoloji mücadelesine sahne olmuştur. Büyük şehirler ve önemli yerleşim birimlerinde yoğunlaşan Sovyetler,birliklerini ve ağırlıklarını havadan taşınma, karadan motorize sevk etme kabiliyetine sahip olmalarına rağmen, bu imkanlardan yoksun olan Afganlar Rusların hedeflerine ulaşmasını engellediler.

İlkel kabilelerin kendi aralarında taş ve sopalarla yaptığı ilk savaşlardan başlayarak, atları savaş alanında ilk kullanan Türk akıncılarının savaş biçimleri ile süren, genelde Birinci Dünya Savaşında baskın olan cephe savaşlarına, havadan, karadan ve bazen denizden ateş desteği ile hareketli zırhlı birliklerin başrolünü oynadığı İkinci Dünya Savaşı muharebelerine kadar devam eden askeri alanda değişim süreci lojistik alanda da değişikliklere neden olmuştur. Ordularına uygun şekilde lojistik destek sağlayamayan milletler çoğu zaman önemli kayıplar vermişler, bazen de yok olup gitmişlerdir. Üretim alanında yaşanan lojistik başarısızlıklar ekonomik kayıplara neden olup bir şekilde telafi edilebilirken, askeri a-landa yaşanan lojistik başarısızlıkların bedeli milletlerin kendi evlatlarının kanı olduğundan telafisi genelde mümkün olmamıştır. Bu yüzden askeri lojistik faaliyetlerin planlanmasından ve icrasından sorumlu olanların, askeri alanda yaşanan gelişmeleri çok yakından takip etmeleri ve yeni lojistik çözümleri diğer ordulardan önce üretmesi büyük önem taşımaktadır.