Dahilde İşleme Rejimi Bilişim ve Ulaşım Sektöründe Yaşanan Değişimin Lojistiğe

Askeri Alanda Yaşanan Değişimin Lojistiğe Etkisi

Askeri alanda yaşanan değişim, savaş yeteneklerinin geliştirilmesi felsefesi ile kendini besleyen ve yenileyen bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Tarih boyunca birçok farklı alanda yaşanan teknolojik yenilikler, daha ziyade askeri alanlarda yaşanan gelişmeleri takip etmiştir. Elektro-optik, havacılık ve denizcilik gibi birçok farklı alanda yaşanan teknolojik gelişme, savaş alanlarındaki yapılanmayı tamamıyla değiştirmiştir. Günümüzde denizlerin yüzlerce metre altında çok uzun süre kalabilen nükleer denizaltılar, adeta yüzen birer teknolojik şehir olan uçak gemileri, uydular aracılığı ile uzaydan yönlendirilebilen kıtalararası menzile sahip nükleer füzeler, gözle görülemeyecek kadar küçük ajanlar vasıtası ile çok küçük maliyetlerle çok önemli hacimlerde etki yaratabilen kimyasal ve biyolojik kitle imha silahları günümüzün savaşlarının biçimini tarihteki savaşların biçiminden çok farklı hale getirmiştir.

Aslında “tarih tekerrürden ibarettir” yaklaşımında olduğu gibi, askeri alanda yaşanan değişim ve gelişmeler birbirine benzer etkiler göstermiştir. Örneğin atların savaş alanlarında boy göstermesi ile savaş alanlarının derinliği, atların koşu menzillerine göre artarken, zırhlı araçların ordulara kazandırdığı avantaj da zırhlı araçların menzili kadar artırarak benzer etki yapmıştır. Hangi alanda yaşanırsa yaşansın, askeri alanda yaşanan tüm değişimlerin en önemli nedeni genelde teknolojik alanda yaşanan gelişmelerin savaş alanında kullanılması olarak kabul edilir. Lojistikçiler için önemli olan bu değişimlerin hangi seviyede olursa olsun askeri alanda uygulanan lojistik destek faaliyetlerin değiştirilmesi ve teknolojik seviyedeki değişimle lojistik alanda olan değişimle aynı seviyede olması gereğini ortaya koymasıdır.

Lojistiğin geçmişi insanlığın geçmişi kadar eskidir. İlkel insanın uyguladığı lojistik destek faaliyetleri, teknolojinin sağladığı imkânlarla biçimsel anlamda değişime uğrarken, teknolojik gelişmenin bugünden çok geride olduğu dönemlerde, bugün bile gerçekleştirilmesi çok güç görünen, başarılı lojistik uygulama örneklerine rastlamak mümkündür. Çalışmanın son bölümünde ele alınan, Kartaca kralı Hannibal, Büyük iskender, Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim gibi liderlerin uyguladığı lojistik faaliyetler bu konuda örnek olarak seçilmiştir. Bu örnekler çoğaltılabilir. Bu örneklerin ortak noktası askeri lojistik destek planlamasında ve uygulamasında, önemli değişimlere ve ayrıcalıklı çözümlere ihtiyaç göstermiş olmalarıdır.

Yeni savaş yeteneklerinin geliştirilmesi daima temel teknoloji, süreç, organizasyon ve insan unsurlarının bazılarında veya tümünde evrim niteliğinde değişiklikleri içermiştir. Eğer rakip taraf yeteneklerini geliştirmekte geri kalmışsa, bu tür evrimsel değişiklikler muharebede rekabet avantajı üzerinde devrim niteliğinde bir etki yaratmıştır.11 Yenilik ve gelişim teknolojide, süreçde ve insan unsurundadır. Ancak bazı durumlarda sadece unsur düzeyinde yapılan yenilikler savaşma yeteneğini önemli ölçüde arttırmaya yetmemiştir. Bu da özellikle teknolojideki yeniliklerin savaşın hayati bir boyutunun büyüklüğe göre dizilişinde on kat artışlık bir gelişmeye imkân tanıdığı durumlarda böyle olmuştur. Bu on kat büyüme uçak gemisi hava unsurunda (angajman menzili), mekanize savaşta (manevra hızı) ve hava savunmada (tespit mesafesi) gerçekleşmiştir. Bu durumların her birinde yeni bir savaş yeteneğini gerçekleştirebilmek için teknoloji, süreç, organizasyon ve insan unsurlarındaki yeniliklerin çeşitli birleşimleri gerekmiştir.

Mekanize savaşı mümkün kılan esas yenilik Alman panzer tümenleri ile sembolleşen günde yüzlerce kilometre mesafelere gidebilen tankların teknolojisindeki yenilikler olmuştur. Geçmişte ordular yaya veya at sırtında günümüzle mukayese edilemeyecek kadar az mesafelerde ilerleyebilirdi. Tankların gelişiminde İngiliz ve Fransız orduları öncülüğünü yapsa da, sadece Alman ordusu teknolojideki yeniliği süreç ve organizasyonda yenilik ile birleştirerek yeni bir savaş yeteneği geliştirmeyi başarabildi. Alman ordusu içinde teknoloji ve süreçte yapılan ilk yenilikler yerleştikten sonra, bu yeniliklerin en iyi ne şekilde kullanılabilecekleri konusu gündeme geldi. Organizasyonda yenilik özellikle oluşturulacak mekanize birliklerin boyutlarının ne olacağı, yani bunların Panzer Tugayları mı yoksa Panzer Tümenleri mi olacağı konusu ile ilgiliydi. Bu alanların her birinde gerçekleştirilen bu evrim (radyo ve yakın hava desteği ile birlikte) kara savaşında dönüşüme yol açtı. Bu da Almanya’nın 1939′da Polonya’yı, 1940′ta da Fransa ve müttefiklerini hızla yenmesini sağladı.

ikinci Dünya Savaşının sonucunun çok daha çabuk alınmasına neden olan 1945 Ağustosunda ilk atom bombasının kullanımı savaş alanlarının çehresini tamamen değiştiriyordu. Atom bombalarının tahrip gücünün boyutu savaş alanlarında birçok boyutu ile çok önemli değişiklikler yaşanmasına neden oldu. Atom bombasının atılmasından on yıl gibi kısa bir süre sonra termo nükleer silahların daha yüksek tahrip gücü ile ortaya çıkması yeni değişimlerin eskisinden daha kısa süre içinde olacağını gösteriyordu.

Cevap Gönder

gebze nakliyat