13 Ocak, 2010 Yorum Yok »
Bölge İçi Toplum Hizmetleri İçin Müracaat Edilmesi
Bölgede faaliyette bulunan kullanıcılar ile bunlara yardımcı hizmetleri verenler, gerek duydukları elektrik, su, gaz, akaryakıt gibi ihtiyaçlarının karşılanması, haberleşme hizmetlerinin sağlanması ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerinin yapılması, iş yerlerinin veya civarlarının temizlenmesi ve temizlikle ilgili aksaklıkların giderilmesi, sağlık sorunlarının çözümlenmesi, iş kazası ve hastalık hallerinde ilk yardım müdahalesi ile cankurtaran araç ve gereçlerinin temini gibi hizmetlerin ücreti mukabilinde yerine getirilmes için, bölge kurucu işletmesi veya işletici yetkililerine müracaat etmektedirler.
Bölge müdürlüğü anılan hizmetlerin bölge kurucu işletmesi veya işletic veya diğer kuruluşlar tarafından iyi ve yeterli şekilde temini için gerekli denetim ve gözetimi yapar ve yazılı talimatlarıyla uyarılarda bulmaktadır.
12 Ocak, 2010 Yorum Yok »
1945′lerde yaşanan değişim, sadece bomba yapım teknolojisi ile sınırlı değildi. Karada demiryollarının ve içten yanmalı motorlu araçların kullanılması, öncesine göre çok daha büyük ölçekli birlik ve birlik ağırlıklarının mobilize olmasına imkân verirken, benzin motorin tüketimini artırmış ayrıca bu birliklerin büyük hacimlerinden kaynaklanan hantallıkları düşman taarruzlarına karşı artan zafiyeti beraberinde getirmişti. Lo-jistikçiler için asıl problem silah teknolojisinde İkinci Dünya Savaşından sonra yaşanan quantum teknolojisinden bahsedilecek noktalara varan gelişimin lojistik sektöründe aynı seviyede yaşanamamış olmasıdır. İkinci Dünya Savaşının en önemli etkenlerinden biri dönemin savaş teknolojisinin hammaddesi olan demir çeliğin tüketim miktarlarında büyük artış olmasıdır. Yüzyıllar boyunca sadece savaşan bir adam olan asker, 19 yüzyılın ortalarından sonra biçimsel manada önemli değişikliğe uğradı.
Artık askerler deniz aşırı mesafelere çok daha kısa sürelerde ulaşabiliyorlardı. Klasik lojistik sorunlar çok farklılaşmıştı. Örneğin 1962′de Sovyetler Birliği, Küba’da 25 bin kişinin konuşlandığı bir füze üssü kurmuştu. ikinci Dünya Savaşı boyunca ve sonrasında ABD rakipleri ve benzerleri ile mukayese edildiğinde Dünyanın en büyük ve gelişmiş lojistik sistemini işletmeye başladı. 1945 sonrası en önemli gelişme yüksek teknolojiye sahip sistemlerin, düşük teknolojiye sahip ancak iyi organize edilmiş sistemlerin yerini alması olmuştur. Bu yaklaşımın örneklerini 1950′lerde yaşanan Amerikalıların Kore Savaşları, Fransızların Cezayir müdahalelerinde görülmüştür. Daha sonra bu askeri olaylardan çok daha fazla konuşulacak olan Vietnam savaşını 1979-89 yılları arasında on yıl süren Sovyetlerin Afgan müdahalesi takip etmiştir. Her ne kadar Afgan müdahalesi Vietnam savaşından daha küçük ölçekli olsa da politik, sosyal ve ekonomik dinamikler adına benzeşen sorunlara neden olmuşsa da ileri ve geri teknoloji mücadelesine sahne olmuştur. Büyük şehirler ve önemli yerleşim birimlerinde yoğunlaşan Sovyetler,birliklerini ve ağırlıklarını havadan taşınma, karadan motorize sevk etme kabiliyetine sahip olmalarına rağmen, bu imkanlardan yoksun olan Afganlar Rusların hedeflerine ulaşmasını engellediler.
İlkel kabilelerin kendi aralarında taş ve sopalarla yaptığı ilk savaşlardan başlayarak, atları savaş alanında ilk kullanan Türk akıncılarının savaş biçimleri ile süren, genelde Birinci Dünya Savaşında baskın olan cephe savaşlarına, havadan, karadan ve bazen denizden ateş desteği ile hareketli zırhlı birliklerin başrolünü oynadığı İkinci Dünya Savaşı muharebelerine kadar devam eden askeri alanda değişim süreci lojistik alanda da değişikliklere neden olmuştur. Ordularına uygun şekilde lojistik destek sağlayamayan milletler çoğu zaman önemli kayıplar vermişler, bazen de yok olup gitmişlerdir. Üretim alanında yaşanan lojistik başarısızlıklar ekonomik kayıplara neden olup bir şekilde telafi edilebilirken, askeri a-landa yaşanan lojistik başarısızlıkların bedeli milletlerin kendi evlatlarının kanı olduğundan telafisi genelde mümkün olmamıştır. Bu yüzden askeri lojistik faaliyetlerin planlanmasından ve icrasından sorumlu olanların, askeri alanda yaşanan gelişmeleri çok yakından takip etmeleri ve yeni lojistik çözümleri diğer ordulardan önce üretmesi büyük önem taşımaktadır.
11 Ocak, 2010 Yorum Yok »
İşletici veya Bölge Kurucu İşletmesi ile Kuruluş ve İşletme Sözleşmelerinin Yapılması
Bölge, Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak kurulan bir şirket tarafından “İşletme Sözleşmesi” çerçevesinde işletilebilmektedir. Buna ek olarak Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak kurulan bir şirketle kuruluş ve işletme sözleşmesi” imzalanarak kurulabilmekte ve işletilebilmektedir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerden; birinci durumda yapılan sözleşmeye ‘işletme sözleşmesi”, yetki alan şirkete “bölge işleticisi”, ikinci durumda yapılan sözleşmeye “kuruluş ve işletme sözleşmesi”, yetki alan şirkete ise “bölge kurucu ve işleticisi” denilmektedir.
işletici veya bölge kurucu işletmesinin çalışma esaslarını düzenleyen sözleşmelerde; bu şirketlerin mevzuatta belirtilen mali ve idari yükümlülükleriyle birlikte, yönetim ve denetimlerine ilişkin esaslar da yer almaktadır.
İşletici veya Bölge Kurucu İşletmesinin Mali, İdari ve Hizmet Yükümlülükleri
Serbest Bölge olarak belirlenen Hazine veya kamu kuruluşlar na ait arazinin Müsteşarlık tarafından işleticiye İşletme Sözleşmesi imzalanmak suretiyle tahsisi halinde işleticinin yükümlülükleri, sözleşme ile belirlenmektedir.
Bölgedeki hazineye ait binalar ile, kullanıcılar tarafından inşa ettirilen ve bilahare “faaliyet ruhsatı” süresinin sona ermesiyle mülkiyeti kend liginden hazineye geçen bina ve tesislerin işletilmesinin işleticinin kullanımına bırakılması halinde, kiralamaya ilişkin özel ve genel şartların kapsamı genel müdürlük ile işletici arasında yapılan işletme sözleşmesinde ayrıntılı olarak hüküm altına alınır. Bölgede bina ve tesis yapıp bilahare “faaliyet ruhsatı” süreleri dolan kullanıcıların, talepte bulunmaları halinde, faaliyet ruhsatlarını da yenilemiş olmaları kaydıyla aynı bina ve tesisler, işletici tarafından kendilerine tercihli olarak kiralanmaktadır.
Bölge kurucu işletmesi bölge müdürlüğü, güvenlik ve gümrük birimleriyle ihtiyaç duyulan diğer birimler için inşa edeceği bina veya binalardan inşaat bedeli ve kira talep etmemektedir. Buna karşılık, oölgenin hazine arazisi veya bir kamu kuruluşuna ait arazide kurulması halinde; altyapı için gerekli giriş-çıkış kapı ve yollar, iç yollar, yeşil sahalar, bölge müdürlüğü, güvenlik, gümrük birimleriyle diğer idari bina ve tesislerin bulunduğu alanlar ve elektrik, su ve doğal gaz gibi altyapı hizmetlerinin dağıtımında kullanılan araziler için bölge kurucu işletmesinin kira ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.
İşletici veya bölge kurucu işletmesi işletme veya kuruluş ve işletme sözleşmesiyle işletmesine bırakılan bölge alanlarındaki altyapı tesislerinin ziya ve hasarlarından doğan bakım ve onarımı karşılamakla yükümlüdürler. İşletici veya bölge kurucu işletmesi mevzuatta belirtilen görevlerle birlikte müsteşarlık ile arasına akdedilen işletme veya kuruluş ve işletme sözleşmesinde öngörülen diğer iş ve hizmetleri de yerine getirmekle yükümlüdürler.