Dava

28 Ocak, 2010 Yorum Yok »

DAVA : Taraflar arasındaki davadan dolayı Mersin Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.10.1997 tarih ve 521688 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Karar

27 Ocak, 2010 Yorum Yok »

KARAR : Davacı vekili müvekkiline nakliyat poliçesi ile sigortalı emtianın davalılar tarafından taşınırken uğradığı hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 1.799,90 ABD Dolarının 3.6.1996 tarihinden itibaren en yüksek faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra davalı H.T. hakkındaki davayı takipsiz bırakmıştır.

Davalılar cevap vermemiştir.

Mahkemece toplanan deliller ve yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucuna göre, davacı TL cinsinden ödeme yaptığı için halefiyet yoluyla aynı evden eve cins talepte bulunabileceği ve taşıyıcı ile davacı arasındaki sözleşmede yer alan CMR kaydı ile CMR sözleşmesi 25. maddesi uyarınca yüzde 5 faiz uygulanabileceği gerekçesiyle davalı H.T. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, 122.279.562 TL’nın 3.6.1996 tarihinden itibaren yüzde 5 faiziyle diğer davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TTK.’nun 1301. maddesi uyarınca sigortacının, sigorta ettirene ödediği bedel nispetinde zarar veren şahıslara karşı devraldığı dava hakkına dayalı olup, halefiyet esasına göre açılmıştır.

Halefiyet esasına dayalı olarak açılan davalarda, nakliyat ankara kural olarak halef, selefin statüsüne bağlı bulunmaktadır. Örneğin selef ile davanın karşı yanı arasında mevcut bir sözleşme, halefi de bağlayacaktır.

Bu bakımdan davacı şirketin sigorta ettireni olan dava dışı Ş.Ç. Gıda San. Tic. A Ş. ile taşıyıcı olan davalı Birlik Ltd. Şti. Arasındaki hamule senedinde yer alan ankara evdene ve nakliyat CMR kaydı nedeniyle bu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve davaya konu yapılan uyuşmazlığa CMR sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasında bir usulsüzlük ve yanlar arasında da bu husus bir çekişme yoktur.

Taraflar arasında mevcut olup, evden eve nakliyat ankara ,temyiz incelemesine getirilen çekişme uygulanacak faiz oranlarına ilişkindir.Mahkemenin dayanağı olan Karayoluyla Uluslararası Yük Taşıma Sözleşmesi ile ilgili Uluslararası Anlaşmanın (CMR) 27. maddesinin birinci bendinde gerçekten, hak sahibinin ödenecek tazminat için isteyebileceği faizin yılda yüzde 5 üzerinden hesap edileceği hükmolunmuştur.

Anılan bendin ankara nakliye,yazılış biçiminden ödenecek tazminatın yıllık yüzde 5 oranında faiz istenebileceğinin ifade edildiği anlaşılmaktadır. Bu hükmün, ödenecek tazminatın hesaplanması yöntemlerini düzenleyen aynı sözleşmenin 23 vd maddeleri ile bu tazminatın ülke parasına çevrilmesi esaslarını belirleyen aynı maddenin ikinci bendinde ayrı düşünülmesi halinde, hükmolunacak tazminata yıllık yüzde 5 oranında faiz uygulanması gerektiği izleniminin doğduğu söylenebilirdi.

Ancak, (CMR) nin 27/2. madde ve bendinde yer alan “Tazminatın hesaplanmasında asıl olan unsurlar ödemenin istendiği ülke parası ile ifade edilmediği zaman, nakliyat ankara ,söz konusu tazminatın o ülke parasına çevrilmesi, ödemenin yapılacağı gün ve yerde uygulanan kura göre saptanır” hükmü, ödenecek tazminâtın hesaplandığı para ile ülke parası ayrımını açıkça belirlediğine, evden eve nakliyat,ödenecek tazminat parasının ülke parasına çevrilmesi tarihini belirleyen hüküm tazminat alacaklısı lehine olduğundan, ödemenin yapılacağı tarihten daha önceki bir tarihte ülke parasına çevrilerek o ülke parası cinsinde tazminat istemeye engel bir düzenlemenin varlığından söz etmeye de imkân bulunmadığına göre, ödenmesi istenen tazminatın ülke parasına çevrildiği tarihten itibaren artık 27. maddenin 1. bendinde söz edilen faiz oranının değil, tazminat parasının çevrilerek istendiği ülkedeki yasal düzenlemeler uyarınca taşıma ilişkilerinde yürütülmesi mümkün faiz oranları bu orandan yüksek ve alacaklı tarafından talep edilmiş ise bu faiz oranlarının ankara evden eve nakliyat ,uygulanacağının kabulü, anılan Uluslararası Anlaşma Hükümlerinin yorumuna uygun düşmektedir.

Somut olayda, davacının döviz cinsinden tazminata dövize uygulanan en yüksek oranda faiz isteğinin, lira cinsinden tazminata dönüşümü mahkemece resen yapıldığından Türk Lirasına en yüksek faiz oranı isteği olarak yorumlanması gerektiğinden, bu istek reeskont oranında faiz istemini kapsadığına, taşıma işleri T. Ticaret Kanununda düzenlendiğinden ankara nakliyat,TTK. nun 3. maddesi uyarınca ticari işlerden sayıldığına ve 3095 sayılı yasanın 2/3 madde ve fıkrası uyarınca ticari işlerde reeskont oranında gecikme faizi istenebileceğine göre, davacı alacağına reeskont oranında gecikme faizi yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde yüzde 5 oranında temerrüt faizine hükmolunması yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Sonuç

23 Ocak, 2010 Yorum Yok »

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yarına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine 19.10.1998 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

İstem ve Davalar

21 Ocak, 2010 Yorum Yok »

Alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde haller de nakliyat ankara,teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı teslim ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde eksiksiz ve hasarsız aldığına kanıt oluşturmaktadır. Açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirimlerin yazılı olarak ankara evden eve nakliyat,yapılması gerekmektedir.

Mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtlar ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için kabul edilebilmektedir. Bunun için alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (Pazar ve resmi tatil dışında) evden eve durumu yazılı olarak taşımacıya yazılı olarak bildirmesi gerekmektedir. Yük alıcının kullanımına verildiği tarihten sonraki 21 gün içinde durum yazılı olarak taşımacıya bildirilmemiş ise, teslimdeki gecikmeler için tazminat ödenmesi söz konusu olmamaktadır. Tazminatı ortadan kaldıran zaman sınırlamaları hesaplanırken duruma göre teslim tarihi, kontrol tarihi veya yükün alıcıya verildiği tarih dikkate alınmamaktadır. Taşımacı ve alıcı gerekli kontrol ve denetlemenin yapılabilmesi için birbirlerine makul her kolaylığı göstermekle yükümlüdürler.

Bu sözleşmeye göre yapılan taşımalardan ortaya çıkan davalarda davacı taraflar arasında anlaşma ile belirlenmiş, akit taraf mahkemelerinde dava açılabilmektedir. Ankara evden eve nakliyat,Ek olarak; davalının mutadan ikamet ettiği veya taşıma mukavelesinin akdedildiği esas iş yerinin veya şubesinin veyahut ta acentesinin bulunduğu yerlerde ve taşımacının yükü aldığı veya teslim yeri olarak gösterilen yerlerdeki mahkemelerde de dava açılabilmektedir.

Bir dava yetkili olan bir mahkemede görülmekte ise veya böyle bir mahkeme tarafından bir taleple ilgili olarak karar verilmiş ise, aynı nedenlerle aynı taraflar arasında yeni bir dava açılaması mümkün değildir. Davanın ilk açıldığı ülkede dava sonuçlandırılamıyor ise, yeni bir dava açılabilmesi söz konusu olabilmektedir.

Bir akit ülkedeki bir mahkemenin bir dava ile ilgili olarak verdiği karar, o ülkede yerine getirilebiliyor ise ilgili ülkedeki formaliteler tamamlanır tamamlanmaz, diğer akit ülkelerin her birinde de yerine getirilebilir olacağı kabul edilmektedir. Bu formaliteler davanın yeniden görülmesine olanak sağlamamaktadır.

Yukarıda bahsedilen hüküm çelişkili olan kararlara gıyaben verilen kararlara ve mahkeme emriyle yapılan ödemelere uygulanmaktadır. Ankara nakliye,Fakat ara kararlarına veya istemi tamamen veya kısmen reddedilen davacıya ödemelere ilaveten yüklenen tazminatlara uygulanması söz konusu olmamaktadır.

Bu sözleşme gereğince taşımalardan doğan davalarda, akit ülkelerde oturan nakliyat ankara,veya işyerleri bu ülkelerde olan akit ülke vatandaşlarından giderlere karşılık teminat talebinde bulunulamamaktadır.

Sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerekmektedir. Bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu süre üç yıldır ve süreler; teslimde kısmi kayıp, hasar veya gecikmelerde, teslim tarihinden itibaren, tam kayıplarda, kararlaştırılan zaman limiti bitiminden 30 gün sonra kararlaştırılmış evden eve nakliyat, zaman limiti yoksa yükün taşıyıcı tarafından teslim alınmasından sonraki 60′ıncı günde, bütün diğer durumlarda, taşıma mukavelesinin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda başlamaktadır.

Yazılı bir talep, taşımacı bunu yazılı bildiri ile geri çevirip, ona ilişik belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini ertelemektedir. Ankara evden eve nakliyat,Talebin bir kısmı kabul edildiği takdirde zaman süresi anlaşmazlık konusu olan istek için tekrar devam etmeye başlamakta, istemin alındığını, cevap verildiğini ve belgelerin gönderildiğini kanıtlamak, bu durumlara güvenen tarafa ait olmaktadır. Benzer amaçla yapılan başka istemler için zaman süresinin ertelenmesi mümkün olmamaktadır. Ankara nakliyat,Zaman limitinin uzatılmasr davaya bakan mahkemenin kararlarına göre düzenlenmektedir. Bu karar aynı zamanda yeniden dava açma haklarını da düzenler. Zaman aşımı ile düşen dava açma hakkı, karşıt istek veya vereceğini alacağına sayışma yoluyla kullanılmamaktadır. Taşıma sözleşmesi, bir mahkeme heyetine yetki veren bir madde içerebilmektedir. Bu karar hâkimler heyetinin bu sözleşmeyi uygulamasını içermesi gerekmektedir.